SON DAKİKA

Samsunhaberci.com

Haydar Baş: TBMM ortadan kaldırılamaz!

Bu haber 23 Nisan 2015 - 11:54 'de eklendi ve Bu Haber 204 Sefer Okundu kez görüntülendi.
Haydar Baş: TBMM ortadan kaldırılamaz!

haydar

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, TBMM’yi her ne ad altında olursa olsun ülkenin temel adresi, millet iradesinin tecelli ettiği yer olmaktan, bir kalpgâh olmaktan çıkaracak her anlayışın batıl olduğunu belirtti

YENİ MESAJ/ANKARA

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 95. yıldönümünde ulusal egemenliğimizin içeriden ve dışarıdan açık tehdit altında olduğunu kaydetti.
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Prof. Dr. Baş, “Milli egemenlik kavramını bayraklaştıran ve bayramlaştıran anlayış bugün derin bir sarsıntı geçirmektedir. Bayramın ruhunda mündemiç olan milli egemenliğe karşı ilan edilmiş savaş, maalesef önümüzdeki seçimlerinde sandığa götürülerek oylanacaktır” dedi.

TBMM’yi yok etmek istiyorlar
‘Parlamenter demokrasi yeterli değil’ yalanı ile şahsi iktidarlarını Meclis iradesinin üstüne çıkarmaya çalışanların TBMM’yi bir oyuncak haline getirmek, TBMM’yi yok etmek istediklerine işaret eden BTP Genel Başkanı, şöyle devam etti: “Bu yalana buldukları kılıfın adı başkanlık sistemidir! TBMM’yi fiilen ortadan kaldıracak, Yasamayı kendi şahsi iktidar alanlarının içine katacak düzeni başkanlık sistemi adı altında pazarlıyorlar. Dahası buna milleti suç ortağı yapacak bir seçim sandığı oluşturmanın hain planlaması içindeler! Bunca yıllık tarih yolculuğu olan Yüce Türk Milletinin bu oyuna gelmeyeceğine, malum adresin yanlışlarına suç ortağı olmayacağına inanıyorum. TBMM’yi her ne ad altında olursa olsun ülkenin temel adresi, millet iradesinin tecelli ettiği yer olmaktan, bir kalpgâh olmaktan çıkaracak her anlayış batıldır ve zaittir. Çünkü TBMM bu milletin iradesinin adıdır, TBMM tam bağımsızlığın adıdır, TBMM üniter devletin adıdır. TBMM yoksa sınırlandırılmışsa, bir güç tarafından kontrol ediliyorsa ülkemiz fiilen işgal edilmiş demektir. Biz bunu böyle anlarız. Hatırlatalım ki Mustafa Kemal Atatürk, İstiklal Savaşına TBMM’yi açarak başlatmıştır. Bu ne demektir? Bu milletin iradesinin savaş meydanlarına yansıması, milletin kendi bağımsızlığını kendisinin sağlaması ve bu bağımsızlığın hiçbir şarta bağlanmamsı demektir. Amerikan mandacılığının tartışıldığı bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’yi açması yeni kurulacak devletin olmazsa olmazı haline getirilmiştir. TBMM’nin açılarak savaşa meydanlarına inilmesi ya tam bağımsız olarak ‘var’ız ya da ‘yok’uz anlamında bir kararlı, imanlı tercihi ortaya koymuştur. Dün varlık-yokluk ortamında konulan bu tercih ve iradeye bir bakın, bir de bugünün teslimiyetçi zihniyetine! Arada dağlar kadar fark var! İşte bizim millet olarak 23 Nisan’da bu tavırdan çıkaracağımız ve günümüze taşıyacağımız hayati bir ders var! O ders her ne olursa olsun bağımsızlıktan taviz vermemek! Milletin iradesinin üzerine hiçbir şey koymamak! Bu anlayış içinde 7 Haziran seçimlerini sistem tartışmasına çevirerek aslında ülkenin tekliğini, bayrağımızı ve üniter yapımızı sandığa götürenlere karşı 23 Nisan 1920 ruhu ile cevap verelim. Onları yanıltalım ve kendi milli irademizi, tam bağımsızlığımızı, bayrağı en iyi temsil edecekleri, tuzakları bozarak, engelleri aşarak TBMM’ne yerleştirelim. Hatırlatalım ki bu iktidar 14 yıllık süre içinde 23 Nisan’ın ruhu olan Milli Egemenliği her türlü icraatları ile baltaladı.”

Paramızı tutsak ettiler

Global şirketlerin Avrupa Birliği, ABD, IMF’yi TBMM’nin yerine yerleştirdiklerine işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: “Talimatları Türkiye’nin Meclisi’nden değil bu adreslerden aldılar! Bunun sonucu olarak tarımımızı tükettiler, terörü bir güç haline getirerek bölünmemizin önünü açtılar, paramızı tutsak ederek Dolar’a köle yaptılar, halkın refah ve zenginliğini yabancılara peşkeş çektiler! Bugün halkımız yoksuldur. Açlık sınırında yaşayan tam 17 milyon vatandaşımız var! Bu yanlıştan dönmenin yolu TBMM’ni saf ve katışıksız bir şekilde yeniden ve tüm ruhu ile ülkenin merkezine yerleştirmekten geçmektedir. Tam bağımsızlık ‘bir milletin, kararlarını serbestçe kendisinin alması’ demektir. Atatürk tam bağımsızlığı şöyle açıklar: ‘Tam bağımsızlık demek; siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam serbestlik demektir.’ Tam bağımsızlık, devletimizin başka bir devletin veya herhangi bir uluslararası kuruluşun kesin etkisi ya da vesayeti altında bulunmamasıdır. Bir diğer yönüyle Tam Bağımsızlık “yabancılara hiçbir ayrıcalık tanınmaması” demektir. Bütün bu saydığımız alanlarda meclis, cumhurbaşkanı ve hükümetin, yargının bütün karar ve tercihlerinin, serbestçe ve Millî İrade’ye uygun olarak gerçekleştirilmesidir. Bugün eksik olan tam olarak budur!”

Sıra Bağımsız Türkiye’de

Bizim inandığımız Bağımsız Türkiye ülküsünün ülkenin tüm imkânlarını yabancılar için değil, vatandaşları için seferber edeceğine işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları kaydetti: “Bu anlamda asgari ücretin 5000 TL olması, ev hanımlarının 1500 TL maaş alması ve 77 milyonun onurlu bir hayat yaşamasıdır. Bunu gerçekleştirmek Milli Ekonomi Modeli ile mümkündür. Senyoraj hakkının kullanılarak Gayrı Safi Milli hasılamız kadar paranın basılması ve bize 1000 yıl yetecek yer altı kaynaklarımızın devreye konulması ile ülkenin her ferdi şerefli, huzurlu bir hayat yaşayacaktır. 23 Nisan 95. yıldönümünde bunu yüzde 100 bir kararlılık ve sorumlulukla ve bilerek inanarak tüm vatandaşlarımıza taahhüt ediyorum. Bizim 23 Nisan’dan anladığımız budur! Milli iradenin gerçekten bağımsızlığına kavuşması ve bunun her türlü mali ve sosyal haklarla ete kemiğe bürünmesidir. Bugünler yakındır ve bizim yetki ve sorumluluğumuzdadır diyerek tüm vatandaşlarımızın 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını canı gönülden kutluyorum.” ky:yenimesaj.com.tr

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA